Yerel Zincirler, Ortak Marka İle Direniyor
Perakende sektöründeki hareketlilik bitmek bilmiyor. Son olarak sektör, Migros’ta çoğunluk hisselerin satışına ilişkin sürecin tamamlanmasını bekliyor. Ancak bu arada söz konusu satışa ilişkin bir takım endişeler de dile getiriliyor. Bunların başında da Migros’un CarrefourSa tarafından satın alınmasının, sektörü oligopolleştireceği yer alıyor.
Migros’un satışıyla ilgili bir takım endişeler ve polemikler devam ede dursun, bu arada yerel zincirlerde de farklı bir faaliyet söz konusu. Yerel zincirlerdeki hareketliliğin temelinde ’ortak bir marka’ oluşturma çabası bulunuyor. Son olarak Ege’de faaliyet gösteren ve ,Ege Perakendeciler Derneği (Ege PERDER) çatısı altında toplanan 24 şirket, birleşerek ortak bir marka oluşturma stratejisi izlemeye başladı. Gıda ve gıda dışı ürün gruplarında ortak bir marka yaratarak, bunu da tescil ettirecek olan bu perakendecilerin amacı, özellikle İzmir başta olmak üzere, tüm Ege’ye yayılan dev zincirlere karşı mücadele etmek. Bunun için ilk olarak Mustafakemalpaşa’da üretim tesisi olan Aysan ile anlaşıldı. Bu yerel zincirler için süt üretecek olan Aysan, bu ürününü başka hiçbir mağazaya vermeyecek. Yereller, şimdi gıdanın çeşitli kollarının yanı sıra, gıda dışında yani temizlik ürünleri, kağıt grubu gibi alanlarda da ortak bir marka arayışında. Üstelik markasını satın alacakları bir şirket arıyorlar.
95 Markette Aynı Marka
Ege PERDER üyesi olan 24 şirketin sahip olduğu toplam 95 markette, Aysan markalı süt satışına başlandı. Market sayısının kısa sürede 130’a ulaşması hedefleniyor. Ege PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Vahdet Sarıkaya, "Gıda ve gıda dışı ürünlerde iki marka kullanmayı düşünüyoruz. Ayrıca kağıt grubunda da bir marka olabilir. Satılık markaları inceliyoruz" diyor.
Tabii, Aysan markası ve bununla ilgili proje, pilot olarak belirlenmiş. Başarılı olunması durumunda projeye devam edileceğini söyleyen Sarıkaya, "Biz şirketle anlaştık. ’Ege Bölgesi’nde Aysan markalı sütü sadece bize vereceksin. Biz satacağız. Başka hiçbir gruba vermeyeceksin’ dedik. Kabul ettiler. Yani bizde satılan bir marka, başka hiçbir yerde satılmayacak" diyor.
Marka Tescil Edilecek
Ege PERDER üyelerinin hedefi, 810 tane grupta markalar oluşturup, bu markaları tescil ettirmek. Daha sonra da bu markanın ürünlerini, fason olarak ürettirmek. 2007 Ağustos ayında deterjan üretimi için HES Grubu ile görüşüldüğünü, ancak bir anlaşma sağlanamadığını ifade eden Sarıkaya, bunun nedenini şöyle anlatıyor: HES Grubu’nda 10 tane marka var. Şirket yetkilileri ’POL markasıyla üretip size verelim’ dediler. Biz bunu kabul etmedik. Çünkü bunun bir garantisi yok. POL markasıyla başka şirketlere de üretim yapabilirler. ’Markayı bize satın’ dedik. Onlar da bunu kabul etmedi. Biz de ’markayı kendi adımıza tescil ettirip, istediğimiz yerde ürettirebiliriz’ diyoruz."
Halen Viking Grubu’yla temizlik ürünleri alanında görüşmelerin sürdüğünü söyleyen Sarıkaya, Aysan’ın da Mustafa Kemalpaşa’daki tesislerinde peynir, yoğurt gibi ürün gruplarında da üretim yapıldığına dikkat çekiyor.
Satın Alımda Yüzde 10 Avantajı
Yerel marketlerin, devlere karşı en çok zorlandıkları alan bilindiği gibi satın alma konusunda oluyor. Yereller, toplu alımlar ya da toplu üretim yaptırarak fiyat rekabeti sağlamak istiyor. Ortak marka stratejisinin kendilerine yüzde 10’luk bir avantaj sağladığını söyleyen Sarıkaya, "Bu yüzde 10, az gibi görünebilir ama toplamda çok ciddi bir rakam. Devlerin bizi ezmelerine tahammülümüz yok" diyor. Özellikle İzmir, dev zincirlerin yüzde 90 oranında ağırlıklı faaliyet gösterdikleri bir bölge. Tesco-Kipa özellikle bu bölgede çok güçlü. Peki, yerellerin bundan sonra yine böyle çalışmaları olacak mı? Bu sorumuzu Sarıkaya, şöyle cevaplıyor: "Özellikle yeni sezonda yani ekim ayından itibaren başlayacak olan yeni dönemde, daha güçlü olmayı hedefliyoruz. Bu çalışmalarımız firmalara bir gözdağı vermek olarak düşünülmemeli. Sadece bu yarışta var olmak istiyoruz."
Tabela Birliği
Ege PERDER’in bu çalışması son bir yılı kapsıyor. İstanbul PERDER, Karadeniz PERDER ve diğer bölgelerde ise henüz böyle bir ortak marka çalışması yok. Ancak Türkiye’de perakende pazarında yaşabilecek gelişmelere karşı, yerel perakendecilerinde yavaş yavaş hazırlıklarını yapmaya başladıkları gözleniyor. Bu çalışmaların en önemlisi de, perakende devlerine karşı yerellerin ortak bir ’tabela’ birliğine gitmeleri. Türkiye PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör, "Bu konuda yerel zincirlerin yöneticilerinden teklifler, öneriler alıyoruz. Ancak henüz ortak bir karara varılmadı. Ancak gelecek dönemde bu konuda neler yapabiliriz diye düşünmemiz gerekecek" diyor. Ege PERDER’in bu ortak marka girişiminin sadece o bölgede kendini gösteren bir dev market gücüne dayalı olduğu belirtiliyor.
Kaynak: Ekonomist Dergisi
Migros’un satışıyla ilgili bir takım endişeler ve polemikler devam ede dursun, bu arada yerel zincirlerde de farklı bir faaliyet söz konusu. Yerel zincirlerdeki hareketliliğin temelinde ’ortak bir marka’ oluşturma çabası bulunuyor. Son olarak Ege’de faaliyet gösteren ve ,Ege Perakendeciler Derneği (Ege PERDER) çatısı altında toplanan 24 şirket, birleşerek ortak bir marka oluşturma stratejisi izlemeye başladı. Gıda ve gıda dışı ürün gruplarında ortak bir marka yaratarak, bunu da tescil ettirecek olan bu perakendecilerin amacı, özellikle İzmir başta olmak üzere, tüm Ege’ye yayılan dev zincirlere karşı mücadele etmek. Bunun için ilk olarak Mustafakemalpaşa’da üretim tesisi olan Aysan ile anlaşıldı. Bu yerel zincirler için süt üretecek olan Aysan, bu ürününü başka hiçbir mağazaya vermeyecek. Yereller, şimdi gıdanın çeşitli kollarının yanı sıra, gıda dışında yani temizlik ürünleri, kağıt grubu gibi alanlarda da ortak bir marka arayışında. Üstelik markasını satın alacakları bir şirket arıyorlar.
95 Markette Aynı Marka
Ege PERDER üyesi olan 24 şirketin sahip olduğu toplam 95 markette, Aysan markalı süt satışına başlandı. Market sayısının kısa sürede 130’a ulaşması hedefleniyor. Ege PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Vahdet Sarıkaya, "Gıda ve gıda dışı ürünlerde iki marka kullanmayı düşünüyoruz. Ayrıca kağıt grubunda da bir marka olabilir. Satılık markaları inceliyoruz" diyor.
Tabii, Aysan markası ve bununla ilgili proje, pilot olarak belirlenmiş. Başarılı olunması durumunda projeye devam edileceğini söyleyen Sarıkaya, "Biz şirketle anlaştık. ’Ege Bölgesi’nde Aysan markalı sütü sadece bize vereceksin. Biz satacağız. Başka hiçbir gruba vermeyeceksin’ dedik. Kabul ettiler. Yani bizde satılan bir marka, başka hiçbir yerde satılmayacak" diyor.
Marka Tescil Edilecek
Ege PERDER üyelerinin hedefi, 810 tane grupta markalar oluşturup, bu markaları tescil ettirmek. Daha sonra da bu markanın ürünlerini, fason olarak ürettirmek. 2007 Ağustos ayında deterjan üretimi için HES Grubu ile görüşüldüğünü, ancak bir anlaşma sağlanamadığını ifade eden Sarıkaya, bunun nedenini şöyle anlatıyor: HES Grubu’nda 10 tane marka var. Şirket yetkilileri ’POL markasıyla üretip size verelim’ dediler. Biz bunu kabul etmedik. Çünkü bunun bir garantisi yok. POL markasıyla başka şirketlere de üretim yapabilirler. ’Markayı bize satın’ dedik. Onlar da bunu kabul etmedi. Biz de ’markayı kendi adımıza tescil ettirip, istediğimiz yerde ürettirebiliriz’ diyoruz."
Halen Viking Grubu’yla temizlik ürünleri alanında görüşmelerin sürdüğünü söyleyen Sarıkaya, Aysan’ın da Mustafa Kemalpaşa’daki tesislerinde peynir, yoğurt gibi ürün gruplarında da üretim yapıldığına dikkat çekiyor.
Satın Alımda Yüzde 10 Avantajı
Yerel marketlerin, devlere karşı en çok zorlandıkları alan bilindiği gibi satın alma konusunda oluyor. Yereller, toplu alımlar ya da toplu üretim yaptırarak fiyat rekabeti sağlamak istiyor. Ortak marka stratejisinin kendilerine yüzde 10’luk bir avantaj sağladığını söyleyen Sarıkaya, "Bu yüzde 10, az gibi görünebilir ama toplamda çok ciddi bir rakam. Devlerin bizi ezmelerine tahammülümüz yok" diyor. Özellikle İzmir, dev zincirlerin yüzde 90 oranında ağırlıklı faaliyet gösterdikleri bir bölge. Tesco-Kipa özellikle bu bölgede çok güçlü. Peki, yerellerin bundan sonra yine böyle çalışmaları olacak mı? Bu sorumuzu Sarıkaya, şöyle cevaplıyor: "Özellikle yeni sezonda yani ekim ayından itibaren başlayacak olan yeni dönemde, daha güçlü olmayı hedefliyoruz. Bu çalışmalarımız firmalara bir gözdağı vermek olarak düşünülmemeli. Sadece bu yarışta var olmak istiyoruz."
Tabela Birliği
Ege PERDER’in bu çalışması son bir yılı kapsıyor. İstanbul PERDER, Karadeniz PERDER ve diğer bölgelerde ise henüz böyle bir ortak marka çalışması yok. Ancak Türkiye’de perakende pazarında yaşabilecek gelişmelere karşı, yerel perakendecilerinde yavaş yavaş hazırlıklarını yapmaya başladıkları gözleniyor. Bu çalışmaların en önemlisi de, perakende devlerine karşı yerellerin ortak bir ’tabela’ birliğine gitmeleri. Türkiye PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör, "Bu konuda yerel zincirlerin yöneticilerinden teklifler, öneriler alıyoruz. Ancak henüz ortak bir karara varılmadı. Ancak gelecek dönemde bu konuda neler yapabiliriz diye düşünmemiz gerekecek" diyor. Ege PERDER’in bu ortak marka girişiminin sadece o bölgede kendini gösteren bir dev market gücüne dayalı olduğu belirtiliyor.
Kaynak: Ekonomist Dergisi

0 yorum: